vesikalık.jpg

Mücahit AKPINAR

mucahitakpinar@gmail.com

İMANDA AMA OLMAZ

Yayınlanma Zamanı: 29.10.2018 19:07:06
İMANDA AMA OLMAZ
İman dedik  madem, imanı açıklayarak başlayalım. İman insanın belli değerler bütününe güvenmesi ve samimiyetle inanması anlamına gelir. Bizim bahsettiğimiz ise İslami manada iman. Yani Allah tarafından bildirilen altı esasa inanmak ve Hz. Muhammed SAV Allah tarafından getirdiği emir ve yasakların hepsine inanmak ve inandığını dil ile söylemek anlamındaki iman. Bildiğimiz gibi amentü duasında arapça olarak metinleştirilmiştir. İmanı bu şekilde tanımladıktan sonra imanda ama olmaz konusunu neden seçtim. Öncelikle onu açıklayalım.
Günümüzde kapitalist sistemden kaynaklanan yeni bir iman anlayışı ile karşı karşıyayız. Bu iman anlayışı bizlere “iman edelim ama tedbirimizi de alalım” şeklindeki söylemi dayanak göstererek imanın asıl manasında olan tevekkül etmek yerine sebeplere daha fazla önem vermemiz gerektiğini öğütlüyor. Bu ise zamanla itikadımızın temeli olan tevekkül etmeyi unutmamızı ve kapitalist sistemin istediği sebeplere sarılmamıza sebep oluyor. Oysaki Müslüman sebepler olduğu için iman etmez. Allah’a güvenir dua eder ve onun kendisi için en iyi olanı göstereceğine dair inanarak tevekkkeltü alalllah der. Müslüman tevekkkeltü alalallah demesi gerekirken atalarımızın söylediği “eşeğini sağlam kazığa bağlama” atasözündeki sağlam kazığı bulmanın derdine düşüyor. Oysa eşek de onun, kazık da onun, o istemedikten sonra sen ne yaparsan yap en sonunda yine Allah'ın dediği olacak. Müslüman bunu bilerek iman etmelidir.
Sebepler dairesine bu kadar ehemmiyet verince günümüz Müslümanı daha çekingen daha pasif ve sebepler dairesindeki dengeleri gözeterek hareket ediyor. Bu ise günümüz Müslümanlarının dünyada yaşadıkları problemin temelini oluşturuyor. Oysa düşünce tarzını değiştirse ve tevekkeltü alallah sırrına mazhar olsa, sadece ondan beklese yaşadığı problemleri kökten çözmüş olacak. Ne yazık ki günümüz Müslümanı bunu göremiyor. Zamanımızın bütün tuzaklarına düşüyor. Kendinden sonra gelene nesle, çocuklarına da  farkına varmadan bunu aşılıyor. Nesillerimiz kapitalist sistemin ürettiği bu tuzakların içine kayboluyor ve kendine bir yol çizmeye çalışıyor.
Bizler bu düşünce yapısıyla sadece kendi dünyamızı değil geleceğimizi de bu esaretin içine atıyoruz. Bunda dolayı Müslüman kimliğine sahip kişilerin düşünce tarzı her şeye karşı dengeli bir bakış açısı geliştirerek İfrat ve Tefrit dengesinin sağlamak olmalı. Yani eşeğini sağlam kazığa bağlayacağız. Daha sonra yarabbi ben tedbirimi aldım. Ama kaderim senin elindedir. Durumumu görüyorsun. Sen sakla diye dua edeceğiz. Bu duayı kuru söylemlerle değil, bütün benliğimiz ile inanarak tekrar edeceğiz. Göreceksiniz bu bakış açısı yaşamımızı ne kadar kolaylaştıracak ve asıl kudret sahibi Allah’ ın himayesine girecek ve onun yarattıklarından gelecek bütün kötülüklerin hepsinden emin olacağız. İşyerimizde ki patrondan, amirden, kimden olursa olsun hiçbir şeyden korkmayacak ve hiç kimseden bir şey beklemeyeceğiz. Kader Allah’ ın elinde diyerek ona imam edip tevekkeltü alallah diyeceğiz. Artık ben “iman ettim ama” cümlesini kurmayacak. Sadece ben “iman ettim” diyeceğiz.


Twitter'da Paylaş Facebook' ta Paylaş Google Plus'ta Paylaş



YAZARIN DİGER MAKALELERİ
DİGER YAZARLAR Makaleler
FACEBOOK'TA BEĞENİN