vesikalık.jpg

Mücahit AKPINAR

mucahitakpinar@gmail.com

MÜSLÜMANLAR NEREYE

Yayınlanma Zamanı: 8.10.2018 10:41:32
MÜSLÜMANLAR NEREYE

İslam dünyasının büyük bir buhran yaşadığı, savaşların eksik olmadığı günümüzde, hangi coğrafyaya baksanız, savaşlar sonucunda Müslümanların öldüğünü ve katledildiğini görmekteyiz. Bu katliamların neden gerçekleştiğini incelediğimizde, karşımıza hep Müslümanların birbirleri ile olan güven sorununun başı çektiğini anlıyoruz. Bu katliamı Müslümanlara reva görenler, Müslümanların aralarındaki tefrikadan, güvensizlikten besleniyorlar. Bu sayede; belki kendileri hiç dokunmadan, Müslümanları Müslümanlara kırdırıyorlar. Bu sebepten dolayı İslam dünyasındaki en önemli mesele güven bunalımı meselesidir. Güven bunalımını aşmanın en kestirme yolu, Müslümanların aynı masa etrafında oturarak hiçbir çıkar veya hesap yapmadan, aklından geçenleri birbirleri ile paylaşmalarından geçtiğini düşünüyorum. Düşünceler paylaşıldıkça ortak yol bulunabilecektir.

Düşününki Avrupalılar ortaçağda yıllarca kendi dindaşlarını kestiler, öldürdüler. Ne zamanki ortak bir masaya oturmayı başardılar. İşte o zaman sorunları çözülmeye başladı. Tabi şunu da unutmamak gerekir. Batılılar bunu kendi dinlerinden uzaklaşarak çözdüler. İslam dünyasındaki problemler ise, ancak gerçek dine yönelerek çözülebilecektir. Biz Müslümanlar ne yazık ki; 21.YY’ da gerçek dini ne öğrenebildik, ne öğretebildik, nede anlatabildik. İslam’ın kaynaklarındaki öz bilgilerini, 21.YY insanına anlatmayı başaramadık. Bu 21. YY Müslümanlarının cahil kalmasına sebep oldu. Bu cehalet karşımızı ne yazık ki günümüz Müslümanını çıkardı. Bu Müslüman; ana babasından din adına, doğru ya da yanlış ne öğrendiyse onu yaşayan, okuma alışkanlığı olmayan, araştırmayan, düşünmeyen sadece kendi günlük ihtiyaçlarını dert edinen bir kimlik haline geldi. Komşusunu tanımayan, derdi var mı diye sormayan, bir karaktere büründü. Oysa bu dinin peygamberi Hz. Muhammed (S.A.V) “Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.” Diyebilecek kadar komşu hakkına önem göstermiştir. Bu peygamberin ümmeti ise ne yazık ki; onun tavsiyelerini yerine getirememiştir. Oysa Hz. Peygamberin hayatını örnek alsak ve uygulasak, günümüz Müslümanlarının problemlerinin kendiliğinden çözüleceğini göreceğiz. 
En başta bahsetmiş olduğumuz güven sorununu aşmanın yolunun, aynı masa etrafında oturarak, hiçbir çıkar veya hesap yapmadan, aklından geçenleri Müslümanların birbirleri ile paylaşmalarından geçtiğini söylemiştim. Bunu başarabilmenin günümüz dünyasındaki en önemli kurumlarının Sivil Toplum Kuruluşları olduğunu düşünmekteyim. Bu çerçevede Ümmet Gençleri Derneğinde yaptığımız çalışmalarda, ortak masa toplantıları yapmaya çalışıyoruz. Her fikirden insanı bu masa etrafına toplayarak sivil toplumun softpower gücünü kullanarak toplumsal bir uzlaşma nasıl sağlayabileceğimizi düşünüyor, insanlar birbirlerine bağırmadan, küfür etmeden önce nasıl ortak çözüm yolları bulabileceklerini araştırıyoruz. Ayrıca İslam ülkelerine ulaşma ve iletişim kurma noktasındaki zorlukları aşmak için, devletimizin yönlendirmesiyle ülkemize gelen misafir öğrencileri de bu masa etrafına toplayarak, ortak akıl oluşturmaya ve çözüm önerileri bulmaya çalışıyoruz. Elbette ki günümüz Müslümanlarının bütün problemlerini çözebileceğiz iddiasında değiliz. Ancak unutmayalım ki; İslam dünyasından gelen ve ülkemizde okuyan öğrenci kardeşlerimiz gelecekte kendi ülkelerinin aydınları ve karar vericileri olacak. İşte o zaman bu arkadaşlar Müslümanların İslam birliğini kurmasına inanacak ve bunun için çalışana, Müslüman kardeşlerine destek verecek.
Önümüzde çok ciddi problemlerimiz olabilir. Hatta batının güçlü silahları teknolojileri de olabilir. Bugün İslam dünyasında liderler açısından baktığımızda sıkıntılı liderler de olabilir. Ancak biz Müslümanlar problemlerimizi batılılara küfrederek çözemeyiz. Bence biz Müslümanlar asla küfür etmemeliyiz. Çünkü küfür ettikçe içinizdeki kızgınlığın ateşini düşürüyor ve unutuyoruz. Hatta küfür edenleri susturmalı, her işimizde biz Müslümanlara reva görülen şeyleri unutmamalı, yaşadığımız olumsuz olayları asla aklımızdan çıkartmamalıyız. Çözüm üretmek için her günümüzü ve vaktimizi bunu düşünmeye ayırmalıyız. Gerekirse geceleri İslam dünyasının düştüğü hal için uykularımızdan uyanmalıyız. Bir buçuk milyar Müslüman bu şekilde yaşasa ve dua etse, emin olun inanıyorum ki, Allah Müslümanları muzaffer kılacaktır
Unutmayalım ki;

Biz Müslümanlar bugünü zaten kaybettik en azından yarını kaybetmeyelim.



Twitter'da Paylaş Facebook' ta Paylaş Google Plus'ta Paylaş



YAZARIN DİGER MAKALELERİ
DİGER YAZARLAR Makaleler
FACEBOOK'TA BEĞENİN